Ultrason elastografi nedir?

Fizik muayene sırasında meme dokuları ile meme kitlelerinin ayrımı yapılabileceği gibi lezyonları iyi ya da kötü huylu oldukları tahmini de yapılabilir. Çünkü çok eski zamanlardan beri bilinmektedir ki, vücuttaki kötü huylu lezyonlar daha sert olma eğilimi gösterir.

Ultrasonografi, ses dalgalarının dokulara gönderilmesi sonrasında yansıyan dalgaların kullanılarak görüntü elde edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu dalgarın özellikleri kullanarak görüntü oluşturulabileceği gibi, görüntü ve ses dalgalarındaki değişiklikler kullanılarak dokunun fiziksel özellikleri tespit de edilebilir.

Bu düşünceden yola çıkan fizikçiler, ultrasonografinin ses dalgaları özelliklerini kullarak doku sertliğinin ölçmeye başlamışlardır. Doku sertliği ölçülerek de meme lezyonlarının kötü huylu olup olmadıkları yorumu yapılabilir.

Shear Wave Elastografi kullanılarak tespit edilen kötü huylu meme lezyonu.

Shear Wave Elastografi kullanılarak tespit edilen kötü huylu meme lezyonu.

İki farklı teknik yaklaşım vardır: serbest el elastografi (strain) ve shear wave elastografisi (SWE)

Strain elastografi ile lezyonların sınıflandırması

Sonraki yıllarda farklı firmalar tarafından ARFI  ve süpersonik shear wave elastografi (SSI) gibi yeni teknolojiler geliştirilmiştir.

Serbest el elastografide, fiziksel özelliklerden çok, doku üzerine bastırıldığında lezyonda izlenen şekil değişikliği değerlendirilmektedir.  Bu değişim oranı skorlanır. Dezavantajı, uygulayıcıya bağlı sonuçlar vermesi ve  sayısal değerlerle sonuçların sunulamamasıdır.

Son yıllarda geliştirilen diğer sistemlerde ise, ses dalgasının dokuda oluşturduğu yeni dalgaların hız değerleri ölçülerek bu değerlere karşılık gelen sertlik derecesi sayısal olarak ölçülebilmektedir. Sadece ses dalgasındaki fiziksel değişiklikler ölçüldüğü için kullanıcıdan etkilenme minimumdur. Bir üstteki resimde, resmin sağ tarafında cihaz tarafından sunulan değerlere  (kilopascal - kPa) göz atabilirsiniz.

İnceleme, hasta sırtüstü yatar pozisyonda iken yapılıyor. Meme cildine sürülen ses dalgasını ileten jel sonrasında meme üzerinde hareket ettirilen prob sayesinde görüntü oluşturuluyor ve bu görüntüler çekim sırasında incelenebiliyor. Ayrıca saptanan şüpheli bulgular sitenilen açılarda değerlendirilerek kaydedilebiliyor.www.memeradolojisi.com

Ultrasonografi çekimi sırasında saptanan lezyonlar elastografi yöntemi ile aynı zamanda, gerçek zamanlı olarak incelerek değerlendirilebiliyor. Kısa süreli olarak lezyon üzerinde prob tutularak görüntü alınıyor ve bu görüntü üzerinde hesaplamalar yapılarak sertlik değeri ölçülebiliyor. Bu işlem sırasında derin nefes alma, konuşma ve hareket etme ölçüm değerlerini değiştirebildiği için hekiminiz sizden daha dikkatli olmanız ve komutlara uymanız  gerektiğini söyleyebilir.

Ultrasonografi gibi, elastografi yapılırken zamanlamaya dikkat edilmeyebilir. Ancak yakın dönemde yaptığımız çalışmamızda, elastografinin adet başlangıcından bir hafta sonra yapılması tavsiye ediyoruz. Bu dönem dışında yapılan elastografi, memedeki hormonel değişikliklerin etkisi ile iyi huylu lezyonları daha kuşkulu olarak değerlendirilmesine neden olabilir.

Her tetkikte olduğu gibi radyolog deneyimi meme lezyonlarının değerlendirilmesinde çok önemlidir. Saptanan değer elde edilirken hatalı ölçümlerden kaçınılması gerekir. Yanlış ölçümlerle yapılan geniş kapsamlı hasta çalışmalarına rastlıyoruz.

Elastografinin meme ultrasonografisine eklenmesi ile lezyonlar hakkında daha doğru karak verildiği farklı çalışmalarla defalarca gösterilmiştir. Son dönemde yapılan çok merkezli çalışmalarda , tarama yapılan hastalarda, özelikle yoğun meme dokusuna sahip hastalarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 

Sadece kitlesel lezyonlarda değil, kitlesel olmayan meme lezyonlarında da elastografinin başarılı olduğu gösterilmiştir. Belirli bir sertlik değerinin üzerinde olan doku bozulmalarında biyopsi yapılması önerilebilir.

 

No Comments Yet.

Leave a comment

error: Content is protected !!