Vakum biyopsi nedir?

Vakum biyopsi , vakum destekli kesici iğne biyopsisi (VAB), meme dokusundaki şüpheli bölgenin yardımcı radyolojik görüntüleme yöntemi kullanılarak örneklenmesi ve mikroskop ile incelenerek doku tanısının konması işlemidir. Genellikle ultrasonografi ile saptanamayan ve tanı koymak için kesici iğne biyopsilerinin alabileceğinden daha fazla hacimli örneklemenin gerektiği kuşkulu lezyonlar için kullanılır.

Vakum etkisinin kullanılmasındaki amaç, dokunun iğnenin merkezine doğru çekilerek örneklenmesi, bu sayede iğnenin çapından daha fazla olan dokunun meme dokusu içerisinden çıkarılabilmesidir. Vakum etkisi, dokuyu iğnenin merkezine doğru çeker ve kendi etrafında dönebilen bir iğne yardımı ile örnekleme yapılır. Bunun yapılabilmesi için lokal anestezi sonrası deride küçük bir kesi (2-3mm) yapılarak meme içerisine özel bir biyopsi iğnesi yerleştirilir ve vakum ile çalışan alet kullanılarak birçok doku örneği alınır. Alınan bu örnek yaklaşık olarak 1cc (bir kesme şeker) hacmindedir.

Biyopsi işlemi görüntüleme rehberliği (mamografi, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya ultrasonografi) yardımı ile yapılır. Şüpheli lezyonun saptanabildiği yöntem kullanılarak biyopsi yapılmalıdır. Örnek vermek gerekirse, meme içerisindeki şüpheli mikrokalsifikasyonlar mamografi rehberliğinde, kontrast tutulumları ise manyetik rezonans görüntüleme rehberliğinde yapılır.

Hayır. Maliyetli bir işlem olması, yapan merkezlerin ve deneyimli radyologların azlığı bu işlemi kısmen de olsa ulaşılmaz kılıyor. Vakum destekli olmayan kesici iğne biyopsisi (KİB) ile de bu lezyonlar örneklenebilir. Ancak bu zahmetli ve pahalı işlemin vakum destekli olmayan KİB ile yapılması başarı şansını azaltır ve yeterli örnekleme yapılamayabilir. Radyoloğunuz belirli kriterler gözönünde bulundurularak vakum biyopsi önermişse de zorunlu kalındığı durumlarda KİB de denenebilir.

Normal KİBler basit bir mekanizma ile çalışan iğnelerdir. Üst üste geçmiş delici ve kesici katmanların ardışık zamanlama ile çalışması ile örnek alınır;

Faklı mekanizmaları bulunan kesici iğne biyopsileri

Vakum iğneleri ise çok daha komplike mekanizmalara sahiptir ve vakum etkisini oluşturabilecek (bazıları mini buzdolabı boyutunda) ek cihaz bağlantıları vardır. Ayrıca MR cihazında çalışacak iğnelerin mekanizmaları titanyum gibi manyetik alandan etkilenmeyen pahalı metallerden üretilmiştir.

Mamografik stereotaksi cihazına yerleştirilmiş vakum biyopsi iğnesi

Kan inceltici ilaç kullanıyorsanız (örn. kumadin), işlemi yapacak radyoloğa belirtmeniz ve ilaçlarınızı geçici olarak durdurmanın güvenli olup olmadığını danışmak için diğer doktorlarınızla irtibat kurmanız gerekebilir.

Eğer aspirin veya klopidogrel kullanıyorsanız. Genellikle bu ilaçlara devam edilebilirsiniz. Ancak morarma riski orta derecede artar.

Hamileyseni veya olma ihtimaliniz varsa, biyopsi için mamografide az da olsa radyasyon dozu (X-ışını) kullanılacağını bilmenizde yarar vardır. İlk 3 aydaki gelişmekte olan bir bebekte hasara neden olma ihtimali düşük olsa da, bu düşük riskleri dahi doktorunuz ve radyoloğunuz ile konuşmak yararlı olacaktır.

MR biyopside kontrast madde kullanılacağı için hamilelerde yapılamaz.

Herhangi bir ilaç alerjiniz varsa (özellikle lokal anestezik ve / veya cilt antiseptikleri) radyoloji uzmanınızı bilgilendirin.

İşlemden önceki daha önceki incelemelerinizi (Ultrasonografi, mamografi, MR) mutlaka yanınızda götürünüz.

MAMOGRAFİK STEREOTAKSİ

Meme lezyonları (çoğunlukla mikrokalsifikasyonların) mamografilerde görülür. Bu biyopside, memedeki şüpheli alanların yerlerini belirlemek için mamografi rehberliği kullanır. En sık kullanım alanı memedeki şüpheli mikrokalsifikasyonlardır. Bu prosedür için genellikle pron masa dediğimiz sistemler kullanılır. Yüzüstü yattığınız masada memeniz bir açıklıktan aşağıya uzatılır ve işlem bu şekilde gerçekleştirilir. Öncelikle stereo (±15º) mamografik görüntüler üzerinde biyopsi yeri belirlenir ve sonrasında özel aparatlar sayesinde kesine yakın doğrulukta örnekler alınır. 30 dakika ile bir saat arasında bu konumda hareketsiz kalmanız gerekir.

Stereotaksik meme biyopsisi sırasında alınan mamografik görüntüler. a ve b) stereo işaretleme görüntüleri c) iğnenin yerleştirilişi d) biyopsi sonrası alınan mikrokalsifikasyonlar ve kalan odaklar (ok)

Öncelikle biyopsi yapılacak meme cildi steril solüsyon ile temizlenecektir. İİAB de olduğu gibi cilt uyuşturulduktan sonra ciltte 2-3mm uzunluğunda bir kesi yapılır. İğne bu kesiden lezyona doğru ilerletilir ve cihazı çalıştırdıktan vakum biyopside uzun süren mekanik bir ses duyulacaktır. Tru-cut biyopside örnekleme birkaç kez yapılırken (en az 3) vakum biyopside daha uzun süreli tek bir kez örnekleme yapılır.

Prosedür odasında genellikle üzerine uzanacağınız bir biyopsi masasında (prone table) biyopsi işlemi yapılır. Bu masada, göğsün içine yerleştiği bir delik vardır. Bu masanın altında özel bir mamografi makinesi bulunur. Yapılan çekimler sonrası lezyon izlenir ve biyopsi hesaplamaları yapılabilir. Bazen bu prosedür "dik oturulan" mamografi ünitesi kullanılarak da gerçekleştirilebilir. Hasta konforu ve tansiyon düşmesini önlemek için pron masalar tercih edilmelidir.

Yatarken ya da otururken, mamografi ünitesinin iki sıkıştırma plakası arasına yerleştirilecek (normal bir mamografi gibi) ve anormallik alanını bulmak için bir dizi X-ışını çekilecektir. Biyopsi öncesi, sırası ve sonrasında mamografi görüntüleri alınarak işlem gerçekleştirilecektir. X-ışınları sadece biyopsi alınan bölgeye yönlendirilecek ve bu sayede tüm meme dokusu radyasyona maruz kalmayacaktır.

Radyolog, yeterli miktarda numunenin alındığından emin olduğunda, biyopsinin iğnesi aracılığıyla küçük bir titanyum (güçlü, hafif metal) işaretçi klipsi (2 mm) göğsün içine yerleştirebilir. Bu, cerrahi müdahale gerekiyorsa, hastalıklı alanının çıkarılabilmesine yardımcı olacaktır. Klips emniyetlidir; hissedilemez ve çıkarılması gerekmez.

Vakum destekli biyopsiler, mamografi yerine ultrasonografi kılavuzluğunda da yapılabilir. Bu prosedür yukarıda tarif edildiği gibidir, ancak sırt üstü bir ultrason yatağında yatmanız gerekecektir. Meme, mamografideki gibi sıkıştırma plakalarının arasına yerleştirilmez. X ışını ile çekim yapılmaz.

MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME KILAVUZLUĞU

Zor ve maliyetli olan MR rehberliğini kullanmak için şüpheli lezyonun sadece MR görüntülerinde seçilebiliyor olması gerekir. Bu işlem sırasında, yastıklı bir tarama masasına yüzü aşağı bakacak şekilde uzanırsınız. Cihaz içerisine girdiğinizde, daha önceki meme MR çekimine benzer, kontrast madde kullanılan ancak daha kısa süren bir çekim yapılacaktır.

MRG cihazı, biyopsinin kesin yerini belirlemenize yardımcı olan görüntüler sağlar. Tam lokalizasyon bilgisayar yardımı ile belirlenmesinin ardından vakum biyopsi iğnesinin takılabilmesi için lokal anestezi sonrasında cildinize yaklaşık yaklaşık 5 milimetre uzunluğunda küçük bir kesi yapılır. Biyopsi iğnesi meme içerisine tek bir kez ilerletildikten sonra yaklaşık 1 dk süren işlem sırasında 360° dönüş ile farklı açılardan örnekleme yapılır.

14G kalınlığında kesici iğne biyopsisinde, 11G ve 8G kalınlığındaki (çap ile ters orantılı) vakum destekli biyopsilerde alınan parça boyutları.

Vakum destekli çekirdek biyopsiler MRI rehberliği altında da yapılabilir. Kolunuza bir iğne yerleştirilir ve tarama sırasında bir sıvı boya veya kontrast maddesi enjekte edilebilir. Karnınızdaki MRI tarayıcısında yatmanız istenir ve göğsünüz iki plak arasında (mamografiye benzer şekilde) hafif sıkıştırılacaktır. Prosedürün geri kalan kısmı yukarıda açıklanana benzer.

Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi vakum biyopside de hasta ağrı duyacaktır. Ancak diğer biyopsilerden farklı olarak lokal anestezik madde daha fazla ve işlem sırasında da kullanılır. Bu sayede hastanın ağrısı mümkün olan en düşük seviyede tutulmaya çalışılır. Tolere edilemeyen ağrı çok nadiren görülmektedir.

Öncelikle, vakum biyopsinin uzmanlık ve deneyim gerektiren bir işlem olduğunun bilinmesi gerekir. Hastanın tüm tetkikleri değerlendirildikten ve nihai kanıya vardıktan sonra biyopsi işlemi yapılmalıdır. Bir bakıma mikrocerrahi işlemidir. Meme içerisinden ameliyat ortamı ve koşulları dışında küçük bir kesi yapılarak doku çıkarılma işlemi olduğu için ağrı ve kanama riskleri bulunur. Ağrı, yukarıda açıkladığımız gibi mümkün olduğunca azaltılabilir.

Kanama riski ise, genellikle komşu damar yapılar hesaplanarak önlenebilmekle birlikte her zaman mümkün olmaz. Küçük çaplı meme damarlarının hasarı nedeniyle uzamış kanama riski bulunur. Azaltılması için kompresyon ve soğuk buz uygulama başarılı olarak kullanılmaktadır. Müdahale edilmesi gereken kanama ihtimali çok çok azdır. Kanama gelişse dahi genellikle ciltte renk değişikliği ve hafif ağrı ile sınırlı kalacaktır.

No Comments Yet.

Leave a comment

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: